Öğrenciliğimden bu yana yurtdışına çıkabilmeyi yeni yerleri ve farklı kültürleri tanımayı çok istiyordum bu yüzden hayatımın belli dönemlerinde bu konuya çok fazla kafa yordum diyebilirim… Bunun için üniversite öğrencisiyken ilk “work and travel” i düşündüm… Her Türk öğrencisi gibi, benim de bir Amerika rüyam vardı :) şaka bir yana bu fazla sürmedi çünkü saçma bir gurur yaptım. Ben burada ülkemde öğretmenlik bölümü okuyan bir öğretmen adayıyken Alaska’da balık temizleyen bir işçi olmak benim ve ülkem için hem onur kırıcı hem de itibar kaybettirici olacağını düşündüm, tabii o zamanlar Amerikan emperyalizmine karşı duyduğumuz öfke dolu duygularda çok baskın… Ama şimdi düşünüyorum da aslında öğrenciyken güzel bir fırsatmış gerçekten… Sonra mezun olup İstanbul’da bir MEB okuluna atandıktan sonra yüksek lisans yapmaya karar verdim. Mesleğime ve kendi gelişimime katkıda bulunmak ve yerinde saymamak adına bunu kendime hedef seçtim. Bu sırada MEB’in ve YÖK’ün ortak olarak yürüttükleri yurtdışında yüksek lisans ve doktora bursları için 2 yıl uğraştım, olmadı. Şuan ise Türkiye’de dahil olmaktan çok mutlu olduğum İstanbul üniversitesi Enformatik bölümü öğrencisi olarak öğrenimime devam ediyorum. Burada başladığım ilk yıl, lisansı okurken(ben lisanstayken de duyup üstüne gittiğim ama – ve bu kadar çok bilindik olmadığından mıdır nedir-danışmanlarım tarafından yeterince bilgilendirilmediğim ve yönlendirilmediğim için) katılamadığım Erasmus programını kafama koydum. Bu sefer olacak dedim, ben gidiyorum dedim :) ama tabii ki bu süreç bunu söylemek kadar kolay olmadı, göbeğim çatladı desem abartmış olmam sanırım :)

Erasmusa gitmeyi düşünen her öğrencinin bildiği üzere öncelikle Erasmus ofisinin açmış olduğu dil barajını aşmak ve rakiplerini hem dil puanı hem de not ortalaması olarak (en az 2.50 ydi sanırım alt baraj) olabildiğince geride bırakmak Erasmusa giden yolda ilk adımdır. Bu değerlendirmeyi geçtikten sonra bölüm başkanınız da gitmenizi onaylarsa bölümünüzün anlaşmalı olduğu yurtdışındaki üniversiteye 1 veya 2 dönem değişim öğrencisi olarak gidebilirsiniz. Eğer bölümünüzün anlaşmalı olduğu ülkeye gitmek istemezseniz siz de okul araştırıp yeni bir ikili anlaşma yapılmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için kendi akademik ilişkiler ofisinizle bağlantı kurarak karşı üniversiteye mail atıp iki üniversitenin bölümleri arasında anlaşma sağlatabilirsiniz. Mail attığınız üniversite olumlu döndüğü takdirde akademik ilişkilerle bağlantıya geçip gereken evrakları gönderilmesini sağlatmak ve bunları takip etmek size kalıyor yani sürekli bir iletişim gerekiyor.

Diyelim ki iki üniversite arasında ikili anlaşmayı sağladınız veya var olan ikili anlaşmayı değerlendirdiniz.

Bundan sonra karşı üniversitenin başvuru formunu (application formu) ve üniversiteden üniversiteye değişiklik gösteren evrakları (biz iki referans mektubu ve bir de niyet mektubu da yazıp göndermiştik) kargoyla karşı üniversiteye gönderiyorsunuz. Bunun için en uygun ücretli kargo şirketini araştırıp öğrenci olduğunuzu da söyleyerek fiyat almanızı öneririm. Ben TNT kargoyla o zaman var olan bir öğrenci kampanyası ile 35 € ya göndermiştim. Buradan gelecek kabul mektubunu (acceptance letter) beklerken siz bu arada pasaport başvurunuzu yapabilirsiniz. Pasaport harç parası ödememek için okulunuzdan harçsız pasaport yazısı almalısınız. Kabul mektubu gelmeden eliniz kolunuz bağlı olduğu için onu bekleme süreci biraz sıkıntılı olabiliyor. Biz defalarca mail atıp telefon açtık ve neyse ki mail yoluyla aldığımız taranmış kopyaları ile bütün işlerimizi halledebildik çünkü orjinalleri 1 ay sonra geldi. Bu kabul yazısı ile birlikte artık vize başvurunuzu yapabilir ve bağlı bulunduğunuz üniversitenin erasmus web sayfasından istenen belgeleri hazırlayabilirsiniz. Gitmek istediğiniz ülke neresi olursa olsun Erasmus için gittiğinizden ötürü vize konusunda rahat olabilirsiniz. Evraklarınız tam olduktan sonra sorun çıkacağını düşünmüyorum. Ancak başıma geldiği için şunu belirteyim bazı ülkeler ki ben Fransa için bunu yaşadım; süresi 1 yıllık olan pasaportlara vize vermiyorlar bu nedenle okuldan harçsız pasaport yazısı alırken belirtilen sürenin gideceğiniz ülke vizesi için sorun çıkartmamasına dikkat edin. Bu nedenle 1 ay içinde iki kere pasaport çıkartmak zorunda kaldım ve bu sıkıcı işlemleri iki kere yapmış oldum. :(

Buraya kadar anlattıklarım hemen hemen her erasmus öğrencisinin başından geçenlerin kısa özetiydi… Sadece öğrenci olarak bile bu işlemler hem yorucu hem de sıkıntılıyken MEB ‘de öğretmen olarak çalışan birisi için zorluklarını varın siz düşünün… Hem de eşi de kendisi gibi öğretmen olup erasmusa başvuran biriyle evlenerek gitmenin zorluklarını :) çok merak ettiyseniz bunları bir öğretmenin erasmus aşkı bölümünde okuyacaksınız ;) yok merak etmedik banane bundan diyorsan, seni azat ediyorum ey okuyucu:) meraklısına da; devamını en kısa zamanda yazmayı umut ederek, Fransa’dan sevgilerimi gönderiyorum…

Etiketler:, , , , ,