Şimdi sıra memuriyet iznindeydi, bu iş uzun bir sürü evraktan ibaretti… Şimdi yazarken bile hatırlamak istemiyorum… Önce kadronuzun bulunduğu okulun müdürlüğüne yurtdışından gelen kabul mektubunu ve üniversitenizden verilen “erasmus programına hak kazandı” belgesi ile birlikte bir dilekçe veriyorsunuz. Okuldan aldığınız yazıyı ilçe milli eğitim müdürlüğüne oradan da kaymakama onaylatıyorsunuz ondan sonra yazınız il milli eğitim müdürlüğüne gitmeye hak kazanıyor :) İl de yine başka bir üst yazı yazılıyor ve Ankara yolcusu kalmasın :) Milli eğitim bakanlığı personel genel müdürlüğüne gidiyorum, Allah’tan oradakiler konuya çok hakimler zaten bunu gitmeden önce telefonda konuştuğumda da hissetmiştim ve oradaki bayan memur gelmene yok demişti ama burası Türkiye kendi göbeğini kendin kesmelisin :) Bu arada İstanbul il milli eğitimde AB işlerinden sorumlu şimdi adını hatırlayamıyorum tatlı bir bayan da bana çok destek ve yardımcı oldu. Aynı şekilde ilçede işleri karıştıran yaşlı ve yönetmelikler konusunda yetersiz pek çok erkek personel arasında da beni düze çıkaran sarışın ve bir o kadar da alımlı memurumuza buradan sonsuz teşekkürler :) Gelelim Ankara’ya; karlı bir Ankara sabahıydı. Trenden inerek istasyon önünde bir taksiye binmeye çalıştım uzun süre, çünkü anlayamadığım ve sürekli değişken bir kuyruk vardı ve gelen taksiye hemen binmek pek mümkün görünmedi. Ben de biraz daha yola yürüyüp oradan geçen taksilerde denedim şansımı ve sonunda zafer benimdi :) Taksici beni MEB’in yakınlarında bir yere bırakmıştı kafamda bir sürü düşünce ilerledim personel genel müdürlüğü daire başkanlığına (sanırım 4. Katta sağdaydı) uzaktan geldiğimi belirtince sağ olsun benimle ilgilendiler. Fakat yine de işlerimin hallolması 15.00 ‘ten sonrayı buldu. Gereken onayı aldıktan sonra tuhaf bir sevinç kapladı içimi hemen eşimi aradım, sesim biraz durgundu ondan olsa gerek bana “ee neden sevinmiyorsun, ne güzel işte” dedi. Evet, tam anlamıyla sevinemiyordum çünkü birlikte gidebilmemiz için eşimin de aynı izni alması gerekiyordu. Eşim henüz stajyerdi ve stajyerliği kalktığı hafta Ankara’ya gidecekti ve bir pürüz çıkarsa düşüncesi tam anlamıyla sevinmemi engelliyordu. Neyse uzun ve sıkıcı bir dönüş yoluna koyuldum, elimde askerden dönen bir erin tezkeresi misali :) Bu anlattıklarım size sıradan gibi görünebilir ama örneğin ilçe milli eğitimde yaşadıklarım tam bir karın ağrısıydı… Biz içinde bulunduğumuz durumla ilgili her türlü yönetmelik b.k püsür ne varsa okuyup çıktısını aldık ve bulundukları makamları hak etmeyen pek çok görevliye bunları anlatmak biraz sinir bozucu oldu… (eşimin bloğunda daha detaylı okuyabilirsiniz bu evrakları ve konuyla ilgili yaşadığımız çıkmazları: www.muratselcuk.com) Sözün özü şu ki karşınıza ne kadar cahil işini tam bilmeyen adam çıkarsa çıksın sabır ve azim kazanacaktır. Bizim ülkemizde maalesef bir şeyler yapmaya çalışıyorsanız genelde destek yerine köstek olunmaya çalışılıyor. Bilinmeyene ve yeni duyulan bir konuya hemen olumsuz yaklaşma eğilimiyle birlikte bunu hemen negatif yönde bir sorgulama durumu var hemen her yerde… İşte öyle dostlar şimdilik burada kesiyorum, devamı bir iki güne kadar gelecek, görüşmek üzere…